PADİŞAH İLE KÖYLÜ HİKAYESİ

Padişah bir kış günü tebdili davranarak kıyafet edip baş vezirinde yanına alarak halkı denetlemeye çıkmış. Bir taş köprüden geçerken yaşlı bir köylünün derede derileri yıkamak için, suda yumuşattığını görüp kolay gelsin muhterem demiş. Ve köylüde sağ olasın sultanım nasılsınız demiş. Padişah 6 ya ne oldu ki demiş niye buradasın bu soğukta buradasın der.

Köylü 6 ya 6 katmadan o tuz altıya yetmiyor der, padişah gece çalışmadın mı? der. Ve köylüde çalışımda el aldı!! der padişah bir kaz göndersem ne yaparsın ? demiş. Köylü ise cıyaklatma dan yolarım demiş. Padişah hadi kolay gelsin deyip oradan ayrıldıktan sonra. Vezirine, köylüyle ne konuştuk anladın mı diye sorar, vezirde derki yok sultanım hiçbir şey anlamadım der.

Padişah, bak sen bak koca vezir adam olmuş.

Padişah, bak sen bak koca vezir adam olmuş. Dediklerimi köylü anlatıda sen nasıl anlamamışsın. Eğer yarına kadar anlamaz isen vezirlikten azar ederim demesi üzerine. Vezir doğruca köylünün yanına koşar ve köylüyle sana bir kaç soru sorabilir miyim der. Köylü sor ama her soruya yüz altın alırım der. Vezir kabul edip derki biz tebdili kıyafet çıkmıştık padişahı nasıl onu tanıdın. Ona hoş geldin sultanım dedin.

Köylü 100 altını aldıktan sonra derki…

Köylü 100 altını aldıktan sonra derki ben dericiyim. Sırtındaki körük çok pahalı onu sultanlardan başkası alıp giyemez. Ondan anladım, vezir 6 ya ne oldu deyince sen 6 ya 6 katmazsa o tuz yetmiyor. Ne demektir? köylü bir yüz altın daha aldıktan sonra. Derki padişah bana sordu 6 ay yaz geç tide çalışmadın mı ki 6 ay kışında çalışıyorum. Bende evde 6 kişiyiz 6 ay yazın çalıştım yetmiyor. Mecburen kışında çalışıyorum vezir ya gece çalışmadın mı dediğinde sen çalıştım da el aldı. Dediniz o ne demekti, köylü padişah bana sordu. Çocukların yok mu diye, bende varda hepsi kızdı evlenip gittiler dedim.

Vezir sana bir soru daha sordu. Sana bir kaz göndersem ne yaparsın dedi padişah sana. Sende cıyaklatma dan yolarım dedin. O ne demek, köylü bu soruya altın almıyorum. Kardeş oda sensin der. Vezir bunun üstüne padişahın yanına doğru yol alır. Ve padişahın yanına gelir. Padişaha şöyle söyler, padişahım padişahım bana sorduğunuz sorunun cevabını düşündüm. Der ve padişah söyle bakalım neymiş sorduğum sorunun cevabı, vezir der.

Vezir de derki sizi şu nedenden dolayı hemen tanıdı. Giydiğiniz kürk çok pahalı olduğu için. Sadece padişahların giyebileceklerini düşündüğü için. Sizi görünce padişah olduğunuzu düşünüp size selam verdi ve sizde nereden tanıdın diye sorduğunuzda ise düşündüğü şeyin gerçek olduğunu anlamış oldu. Ve padişah bunun ardından tekrar bir kıyafet hazırlayın bana der. Ve bu sefer ucuz malzemelerden yapmalarını söyler ve ertesi gün tekrar dışarı çıkar. Ve aynı köylünün yanına doğru gider. Ve köylü gene deri yıkıyordur, köylü padişahı görünce tekrar hoş geldiniz padişahım der.

Padişah bu sefer şaşır ve derki köylü bu sefer beni nasıl tanıdın. Köylüde derki padişahım siz padişahsınız. Ucuz yada pahalı elbiseler giyseniz bile sürekli korumalar ve atlarla dolaşıyorsunuz. Sizi tanımayacak köylü yoktur padişahım. Dün veziriniz yanıma geldi der. Padişahta derki o zaman ona sorduğum soruların cevaplarını senden mi öğrendi yoksa der. Köylü veziri satmaz yok padişahım. Sadece hal hatır sordu bende onunla dertleştik padişah buna inanmaz. Ve vezirin yanına doğru yol alır.

Vezirin yanına geldikten sonra padişah sorar.

Vezirin yanına geldikten sonra padişah sorar. Vezir vezir sana sorduğumu çocuklar bile kendi başlarına yanıtlayabiliyor. Sen gittin de köylüye mi sordun cevapları. Vezir söyler padişahım yalan söylediğim için beni affedin ama soruların cevaplarını bulamadım. Mecburen köylüye altın karşılığında size söylediklerini neden söylediklerini sordum der. Padişahta aferin vezir kırk yılın başı bir işe yaradın der.

Vezir bu lafı gene anlamamıştır. Padişah derki sen gene bu lafı anlamamışsındır. Sana açıklayacağım köylünün paraya ihtiyacı vardı. Evdeki ailesine bakabilmek için sende ona destek olmuşsun altın vererek. Aferin der, ve vezir padişahın gözüne girmiştir. Ama istemeden soruların cevapları karışılığında altın verdiğini padişaha söylememiştir. Ve köylüde söylememiştir. Padişah bu günden sonra her köylüsüne yardım ve erzak yardımı yaptırmaya başlamış veziri aracılığıyla ve vezir. Köylüler veziri ve padişahlarını artık daha çok sevmeye başlamışlardır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*