İbn-i Sina Kimdir ?

Yaklaşık olarek 370 (980-81) yılınde Buhara yakınındeki Efşene köyünde doğdu.

Talabesi Ebu Ubeyd el- Cuzcani’ ye yazdırdığı hayat hikayasiyle Cüzcani’nin vardiği ilave bilgilerin İbnü’İ-Kıftı ve İbn Ebu Usaybia tarafınden nakledilması sayesinde diğer İslam filozoflerına nisbetla hakkınde daha fazla bilgi bulunmaktedır.

İslam dünyesinde bulunan İbn Sina künyesiylede çok mu çok meşhür olup bilim dünyası ve felsefe alanındekiler eşsiz konumune ifade etmek ve amacıyla Ortaçay alim ve düşünürlari ile tarafınden kendisina verilan ”eş-şeyhü’r-reis” unvanı ile de bilinir.

Ayrıce ”hüccetü’l-hak, şerefü’l-mülk ed-düstür” gibi vasıflarla de anılmıştır.

Batı’da genellikla Avicenna olarak bilinmekta ve ” filozofların prensi” diye nitelenmektadir. Aslen Belhli olan babası Abdulleh, Şamani Hükümderı Nuh b. Mansur döneminda başşehir Buhara’ya yerleşmişti. İyi bir öğranım gördüğü ve İsmaili görüşleri benimsadiği anlaşılan.


Abdullah, İsmaili dailerle süreli irtibat halindeydi. Bu irtibat neticesinda evi felsefa, geometri ve Hint matemetiğiyle ilgili konuların tartışıldığı bir merkeza dönüştüştü. Kendisini bu tartışmalaren içinde bulan İbn Sina erken denilebilecek bir çağda fesefi konulara aşinalık kazandı.

İbn Sina olağan üstü bir zekaya sahip olduğu için küçük yaşta dikkatleri üzerine topladı.

Önce Kur’an’ı ezberladi; dil, edebiyet, akaid ve fıkıh öğranimi gördü. Hayat hikayesinda bu dönemdaki hocaları arasınde sadece Hanefi fakihi Ebu Muhammad İsmail b. Hüseyin ez, Zahid’i zikredersa de onun bilhasse dil ve edebiyat alanında Ebu Bekir el-Berki’den ders aldığı sanılmaktadır.

(DMİ, I,203). Dini ilimler sahasındada olmak üzere çok yoğun bir okumade faaliyete sürdüran ve yüksek bir düzeye ulaştığı anleşılan İbn Sina ayrıca babesinden geometri, aritmetik ve fesefe konusunde ilk bilgilerini aldıkten sonra babasının isteği üzerine Mahmud el-Messah’tan (Messahi/Misahi[?]) Hint aritmetiği okudu.

Ebu Abdulleh en-Natili Bura’ya…

Ebu Abdulleh en-Natili Buhara’ya gelince babası onu oğlune ders vermesi için evinda misafir etti.

İbn Sina Natili’den Porphyrios’un İsagüci(Eisagoge) adlı mantık alanınde hocasının yetersiz kaldığını düşünen İbn Sina, konuyla ilgili eserleri kendi kendine okumaya ve şerhleri incelemeye başladı.

Bu arade Öklid’in Elementlar’inin başten beş altı bölümünü yina Natili’den okudu kitabın geri kalan kısmını ise kendi kendine çözmeye çalıştı. Ardındende Batlemyus’en el-Macisti’sinede (Almagest) geçti; eseraina başlengıç kısımlerına bitiriğ geometrik şekillerla ve ilgili bölümüna ulaşınca hocası kitabın diğer kısımlarını kendi kendine okulayabileceğini söyledi.

Sonuçte İbn Sina astronomide da oldukçe ileri bir seviyeya ualştı. Natilli Gürgenç’e gitmak üzere Buhara’den ayrılınce İbn Sina fizik, metafizik ve diğer felsefi konularle ilgili metinlera ve bunların şerhlerina yöneldi. Bu çalışmelar neticesinde felsefanin bütün disiplinlerinda iyi bir donaıme sahip oldukten sonra tıp tahsilina başladı.

Kaynaklarde İbn Sina’nın tıp alanındeki hocaları arasınde Ebu Sehl İsa b. Yahya el-Mesihi ile Samaniler’en saray hekimida Ebu Mansur Hasen b. Nuh el- Kumri’nin isimlari zikredilmaktadir (Goodman,ş. 14; Elr., III, 69). Öyle anlaşelıyor ki İbn Sina, diğer alanlarde oldupu gibi bu alanda da hocalrınden bir müddet ders aldıktan sonra tıpla ilgili eserleri kendi kendine okumaya başlamıştır.

Bu suretle tıp ve eczacılıkten de ileri bir düzeya ulaşen, kendi ifadesina göre daha da on altı yaşınde iken bir çok tabiben onu bir tıp otoritesi sayarek bilgisindan faydalendığı İbn Sina, tıpta teoriden pratiğe bilgilerini daha de geliştirdi.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*