BİR AJANA AŞIK OLDUM

Uyandığımda Jakoben, endişelenmiş bir şekilde bana bakıyordu. Uyandığımı görünce rahatlayıp gülümsedi ve; Miler uyandı Kate! diye bağırdı. Sonra birkaç ayak sesi duyuldu karşıdan büyük bir kadın geldi.

Olan bitenden hiçbir şey anlamıyordum. Kadın gelip bana baktı ve gülümsedi. Çok rahatlatıcı bir gülümsemesi vardı. Günaydın canım, iyi uyudun mu? Ani bir refleksle ayağa kalktım ve ne yapıyorsun Jakoben! Ne yaptın sen bana? Burası neresi, diye bağırdım ona. Ama başım döndü ve yeniden yattım.

Jakoben çok üzüldü ve lütfen beni affet, biraz sonra anlayacaksın. Kendi nede de dikkat et, dedi. Onun bu yalvarışına üzüldüm ve ona güvendim. Yatmaya devam ettim. Jakoben kadına kafa işareti ile bir onay verdi. Sonra da kadın konuşmaya başladı.

Hayatım çok önemli görev üzerinde çalışıyoruz. Azılı bir katil ve usta bir hırsızın peşindeyiz. Önüne geleni öldürüyor veya soyuyor. Ama üç kişi bu olayı halledemeyiz. Bu yüzden gönüllü olan yeni bir ajan gerekiyor. Jakoben seni seçmiş çünkü yetenekli olduğunu düşünüyor. Kabul edersen çok memnun oluruz.

Ama etmezsen çok özür dileriz…

Ama etmezsen çok özür dileriz ama senin bizi unutmamı sağlayacak bir ilaç vereceğiz ama ölümcül. Uzun bir süre onlara baktım ve: Ailem ne olacak?, dedim. Bunu der demez ikisi birbirine baktı ve Kate: Üzgünüm canım. Ama bu katil aileni öldürmüş, Bunu gerçekten duymuş olabilir miydim ? Yoksa kulaklarım bana yalan mı söylüyordu? Bir anda gözlerimden yaslar boşandı ve önüm gelene -yani Jakobeni görünce sarılıp ağlamaya başladım.

İkisi de sevindiler ve benim ayağa kalkmama yardım ettiler. Benim evde yalnız kalmama izin vermediler. Bu yüzden beni onlarla kalmaya ikna ettiler. Eve geldiğimizde gece olmuştu hemen yatıp uyudum. Derin ve Uzun bir uykuydu. Rüyamda annem ve babamı gördüm. Benimle vedalaştılar ve göklere havalandılar.

Uyandığımda ikisi de kalkmıştı kalkmıştı ayrıca salonda bir adam daha vardı. o adam da bahsettikleri üçüncü ikişi olmalıydı, Uyandığımı ilk far eden Jakoben oldu. Günaydın Miler, dedi. Rahat uyudun mu ? dedi, Evet teşekkür ederim, dedim. O anda adam arkasını döndü. Güneş gözlüğü takıyordu, sari saçlıydı, sıkı bir vücudu var dır.

Demek uyandın küçük hanım, dedi. Evet uyandım ama siz kimsiniz?, dedim ona. Ben takımın başkanıyım adım Denden, lafına devam edemeden Kate’ten bir tekme yedi ve bu tekme onu biraz geriye savurdu. Hey! Bu da ne içindi?, dedi Kate için. Takım başkanı olduğunu belirtmen gerekmiyor, diye kızdı.

Onların bu küçük ve saçma kavgalarına Jakoben ile birlikte güldük. Kahvaltıya oturduğumuzda görev hakkında biraz plan yaptık.
Ve kahvaltıdan sonra ilk görevimi uygulamam kararını verdik. Katilin evini inceleyecektik. Çok heyecanlandım. Hemen kahvaltıyı yaptık ve kilit tabancalarımızı, ip tabancalarımızı aldık. Kate ve Denden ile vedalaştık sonra katilin evine yöneldik. Çok heyecanlanmıştım aslında Kate ve Denden katili izliyordu. Bir şey olunca bize haber verecekti,

Ayrıca yanımda Jakoben de vardı.

ayrıca yanımda Jakoben de vardı. Ve o bana cesaret veriyordu. Evine geldiğimizde Jakoben önden gitti ve zili çaldı. Açan olmayınca beni çağırdı, kilit tabancalarımız ile kapıyı açtık eve girdik. Birkaç tane minik kamera yerleştirdik. Tam o sırada telsizden Kate ‘in sesi duyuldu: Hemen çıkın o evden!. Bir anda içimi bir heyecan kapladı ve Jakoben elimi tuttu ve hızla arka kapıya yöneldi, arka kapıya varamadan kapı açıldı ve katilin ayak sesi duyuldu geç kalmıştık. Mutfaktaki koltuğun altına sığındık, Jakoben bana sessiz ol işareti yaptı. Artık nefesi bile arada sırada alıyorduk.

Adam mutfağa geldi. Bir kaç dakika bakındıktan sonra üst kata çıktı. Adamın gittiğinden emin olunca Jakoben elimden tuttu ve hızla arka kapıya doğru koştu. Adımlarımızı yavaş ve sakin atıyorduk ama yetişemedik. Katil aşağı indi ve bizi gördü.

Durun diye bağırdı, en arkada ben bulunduğum için silahını bana doğrulttu, koştuğumuz için silah göğsüme gelmedi. Ama koşmamı engelleyen bir acı vardı ayağımda. Kendimi tutamadım ve yere bıraktım. Ayağım kanıyordu, gözlerim karardı ve Jakoben ‘ in sesini duydum, Miler diye bağırıyordu.

Gözlerim bazen açılıyor bazen kapanıyordu, Açıldığında Jakoben’ i görüyordum, kucağındaydım ve hala koşuyorduk ama evde değil yoldaydık. Uyandığımı fark ettiğinde Jakoben bana, dayan az kaldı Miler! az kaldı diyordu . İkinci uyanışımda evin bahçesindeydik. Yavaşlamıştı ve araba ile beni hastaneye götürdü.

Ama katili polisler yakalamıştı ve beni de yaraladığı için suçu dahada artmıştı ve ceza evine atılmıştı. Ve bende iyileştim artık ve Jakoben sürekli başımdaydı ve ona karşı duygularım çok fazlaydı artık onu sevdiğimi biliyordum ve aşkımı itiraf ettim oda beni sevdiğini söyledi ve bir kaç sene sonra evlenmiştik ve birde çocuğumuz oldu ve mutlu mesut yaşadık.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*