Ak Sakallılar

Büyük Kağanları, Büyük Padişahları ve Büyük Hükümdarları vakti ve zamanı geldiğinde yıkan, yeterince büyük bir güç oldukları rivayet edilir.

Büyük Oğuz Kağan döneminden beri, tüm Türk dönemlerinde var olan ve bu yapılanma, Türk büyüklerinden oluştuğu bilinmektedir.

Herkesten çok gizli kararlar alınır. Büyük Uygur Devleti, Büyük Selçuklu ve Büyük Osmanlıda yine bu Aksakallıların işareti ile oluşan devletlerdir.

Aksakallılar, Büyük Osmanlıda Yeniçeri ocağının kurulmasını veto eden ve Akıncı temelli yatan bir ordu düzenini savunmasına rağmen, Osmanlı Devlet erkanı dinlemediği halk tarafından biliniyor.

En kısa zamanda yararını ve uzun vadede de olmak üzere bunun sıkıntısını çekti.

Atatürk, Aksakallıların vazife verdiği insanlardan biri olduğu söyleniyor.

Devlet kurma yetkisini de , Aksakallılardan aldığı biliniyor.

Ancak, devleti kurar kurmaz, iktidarını ve inkılaplarını kuvvetlendirmek amacıyla Aksakallıların faaliyetlerini set çekmek zorunda kaldığı biliniyor.

Adnan Menderes, Alpaslan Türkeş, Turgut Özal ve Muhsin Yazıcıoğlu gibi isimlerin. Aksakallıların örgütü ile bağlantısı olduğu iddia edilir.

Günümüzde varlığı bilinmez fakat şu bir gerçektir ki, tarihimizde böyle bir cemiyet mevcuttur.

Bir Derin Devlet yapısı olarak algılanmamalıdır.

Devlet yöneticilerinin, bilgin kişilerden öğüt ve nasihat aldığı bir cemiyettir.

Sinan Oğan, bu meclisin Türk dedesinin olduğundan bahsetmiştir.

Ve bir örneğini resmiyette kuracağını söylemiştir.

Tabi ki bu bir varsayımdan ibaret

Ak sakallıların gerçekte bir yaşanmış efsane yada mit gibi olabileceğini düşünmekle birlikte, 4000 küsür yıllık millet tarihinde sadece 50 yıl devletsiz kalan ve bu 50 yıl içerisinde 250 kez devlet kurma girişiminde bulunan, devleti en üst mertebeye koyan, çin atasözlerinde bile iki türk bir araya gelse devlet kurarlar diye andıkları ve tüm tarihin teşkilatçılığı, devletçiliğiyle kabul ettiği türk toplumunun devlet üstü bir organizasyonu olmadığı fikri bana çok daha uzak geliyor.

Ak sakallıların bir efsane, mit gibi olabileceğini düşünmekle birlikte 4000 küsür yıllık millet tarihinde sadece 50 yıl devletsiz kalan bu 50 yıl içerisinde 250 kez devlet kurma girişiminde bulunan devleti en üst mertebeye koyan, çin atasözlerinde bile iki türk bir araya gelse devlet kurarlar diye andıkları tüm tarihin teşkilatçılığı, devletçiliğiyle kabul ettiği türk toplumunun devlet üstü bir organizasyonu olmadığı fikri bana çok daha uzak geliyor

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*